Çalışanlar İçin Mutluluk Rehberi

Annelerimiz ve babalarımız için iş, katlanılması gereken bir şeydi. Gerçekten yapmak istedikleri şeyleri yalnızca iş dışında yapabiliyorlardı. Ancak günümüzdeki iş yaşamı hiç olmadığı kadar eğlenceli. Özellikle de “yaratıcı işlerin” kendi “heyecanlan” ve kafelerde yapılan toplantıları bulunmaktadır. Günümüzde insanlar yapmak zorunda oldukları şeyi eğlenerek yapabiliyorlar. Bu yaklaşım ise, çalışma biçimimizi ve karşılıklı iletişimimizi değiştiriyor.

Açık ofis planlarıyla, esnek iş saatleriyle, spor salonları gibi fırsatlarla çalışma ortamımız da iyileşti. İş yerimiz artik bizim yeni evimiz. Richard Reeves’in de gözlemlediği gibi, “Eskiden öğrenmeye ve ardından kazanmaya alışıktık; günümüzde ise kazandıkça öğreniyoruz.”

Bu değişikliklere ek olarak günümüzde, hemen hemen her iki çalışandan bir tanesi kadın. 2015 yılı itibariyle, tam zamanlı çalışan işçilerin yalnızca %20’si 45 yaş altında beyaz erkek olacak.

Pazartesi sabahları çalar saatin sesini duyduğumuzda yataktan çıkmakta zorlanıyor olabiliriz ama büyük bir çoğunluğumuz işe gitmeyi dört gözle bekliyoruz. İşimizin bize sunduğu mücadeleleri olumlu karşılıyor ve uzun saatler çalışmaktan rahatsız olmuyoruz çünkü işlerimiz konusunda büyük bir tutku duyuyoruz.

Basit bir şekilde ifade edersek, mesleki açıdan verilebilecek en iyi tavsiye, yapmaktan en çok hoşlandığınız şeyi keşfetmeniz ve bunun için size para ödeyecek birini bulmanızdır. Bu şekilde kendinizi asla
çalışıyor gibi hissetmeyeceksiniz.

“İş arkadaşlarıma, bana verdikleri destek için ne kadar minnettar olduğumu ifade etmek istedim ve bu nedenle hepsine de birer kutu çikolata ve kart aldım. Her karta, kişisel olarak bir teşekkür notu yazdım. Bunun bir sonucu olarak bayan iş arkadaşlarımdan bir tanesi beni düzenlediği bir öğlen yemeği partisine davet etti. Bir diğeri çok yetenekli olduğumu söyledi. Bunlar benim için çok önemliydi çünkü her ikisiyle de ilişkilerim biraz sorunluydu. Tatmin, zevk ve mutluluk hissettim. Kendimi günler sonra bile mutlu hissetmeyi sürdürdüm.”

Latest Comments
  1. bilal 30 Ekim 2015

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir