Okul çağındaki çocuğu tanıyalım

Okula başlamasıyla çocuğun yaşamında bir kez daha her şey değişir. Artık çocuk işine başlarken “kart basan” ya da “imza defteri” imzalayan bir çalışanın anlayışıyla davranan bir duruma girmiştir. Çocuk anaokuluna gitmişse, okula başlaması çok daha kolay olacaktır. Belirli bir yaşama temposuna uymayı, sabahları belirli saatlerde kalkıp, evden çıkmayı, günün belirli saatinde eve dönmeyi, yeterince oyun oynamayı, yeterince gezmeyi,yemek yemeyi ve erken yatmayı doğal karşılayacaktır. Kısaca, artık her şey farklıdır. Her şey saatiyle yapılacak, herhangi bir şeyi yapması için zamanı sınırlı olacak, kendinden beklenen yükümlülükler, ödevler ve sorumluluklar bulunacak, daha katı kurallara uyması gerekecek, yerleşik kurallara uymazsa dengiyle karşılaştırılıp cezalandırabilecektir. Bütün bunlar bazı çocuklar için sorun olmamaktaysa da, bazı çocuklar için durum böyle değildir ve bu çocukların okulda geçen günleri az ya da çok, can sıkıntısına dönüşür, hattâ bazen büyük olaylara yol açar.

Okul çağındaki çocuğu tanıyalım

Okul çağındaki çocuk, olaylar karşısında savunmasız küçük bir yaratık değildir. Tersine tam bu yaşlarda, yani altıyedi yaşında, ruhsal ve zihinsel bakımdan güçlü olduğu, şaşırtıcı aşamalar gerçekleştireceği söylenebilir; söz konusu yetenekler çocuğun, yeni çalışma koşullarında güçlüklere göğüs germesini, güçlüklere alışmasını sağlar.

Zihinsel etkinlik

Altı yaşındaki çocuğun zihinsel etkinliği, yetişkinlerinkine benzer bir durumdadır. Okul çocuğu düşünsel plânda etkinlik göstermeye başlamıştır, bu da ona bilgi ve öğrenme yolunu açacaktır.

Çocuk, artık mantıklı biçimde akıl yürütür; geçmişi anımsar ve geçmişte olan olaylardan edindiği az da olsa deneyi vardır; geleceğe yönelik tutarlı tasarımlarda bulunur; düş gücüne dayanan önsezisi sağlamdır; simgeler (sözgelimi sayılar) kullanır; arkadaşlık,

Okula başlamasıyla birlikte çocukta, yalnızca okulda geçen ders saatlerinde değil,bunun dışındaki zamanlarda da, gözle görülür bir zihinsel gelişme dönemi başlar.

Bu dönemde okumayazmayı öğrenir. Öğrenmeyi sürdürmek ister, sonra mantıksal akıl yürütmelerle öğrendiklerini düzenler, bunların kendisine çeşitli uygulamalarla açıklanması gereğini duyar. Büyük sabır ve dikkat gerektirmelerine karşın, yapmakurma oyunları,6 yaşlarındaki çocukların büyük ölçüde ilgisini çekerler. kural, barış, düşmanlık, içtenlik, vb. soyut konular üstüne konuşabilir. Bu canlı “zihinsel yeteneğiyle” çocuk hızla öğrenir. Bu yaşlarda akıl yürütme becerisi daha kusursuz, düşünme biçimi daha tutarlı ve anımsama ve öngörme nitelikleri daha geniş olduğundan, daha çok ve daha iyi öğrenir. Bu arada okula giden çocuğun, yalnızca kendisine bir şeyler öğretildiği için öğrendiği gibi bir yanılgıya düşülmemelidir. Birçok kişinin düşündüğünün tersine, öğretmek kendiliğinden öğrenmeyi doğurmaz. Öğretmek, tek başına yeterli değildir; aynanın üstünden akan su gibi, kalıcı bir iz bırakmadan çocuğun üstünden gelip geçer. Sözgelimi adlar ve tarihlerle içinde yaşanılan kentin geçmişi çocuğa öğretilirse, büyük bir olasılıkla ertesi sabah her şeyi ya da hemen her şeyi unutacaktır. Böyle yapılmayıp ona kentin en eski evi gösterilir, bugünkü okulun yerinde bir zamanlar eski bir konağın olduğu söylenirse, bazı şeyleri anımsayacağı kesindir. Kısacası, çocuğun öğrenimi deneylerle zenginleştirilmeli,kişisel deneyim kazanması sağlanmalıdır. Çocuk, kendisi, ailesi, yaşamı, çevresi ve öğrenmek istedikleriyle ilgili konularda duyularıyla algılayabileceği somut öğelere gerek duyar. Araştırmacı Brunner’e göre çocuklar dinlediklerinin % 20’sini, gördüklerinin % 30’u’nu, gördükleri ve dinlediklerinin % 50’sini, dinledikleri ve kendilerini eğlendiren şeylerin % 70’ini, söylenilen ve aynı anda gözleri önünde yapılanların % 90’ını anımsarlar. Çocuğun kendisini kuşa tan dış dünyayı, bütün yönleriyle mantıklı bir biçimde öğrenmeye çalışacağı söylenebilir. Okul çağındaki çocuğun iki temel özelliği, yani bir yandan fiziksel olarak çevresinde olup bitenleri öğrenme tutkusu, öte yandan uçsuz bucaksız düş gücü, kaçınılmaz olarak okuduğu şeylere yansımaktadır. Çocuklar, acıklı ve yavan olanların dışında, her konuda kitap okurlar: Bilimsel araştırma; gezi; serüven; kurgubilim; korsanlık; tarih; gökbilim. Üstelik kız çocukları, erkek yaşıtlarından çok’daha önce insan aklı ve ruhuyla da ilgilenmeye başlarlar. Erişkinler bu tablo içinde yer alan çocukların ne kadar geliştiklerini ve gelişmelerini sürdürdüklerini pek fark etmezler.
Okula Yeni Başlayan Minikler için Annelerin ve Babaların … 2KModa

Okul çağındaki çocuğu tanıyalım

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir